Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Masaldan bıktırmayı de başardılar (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
BAŞLIK: Masaldan bıktırmayı de başardılar
#1860
Masaldan bıktırmayı de başardılar önce  
Radikal Gazetesi'nden bir bir alıntıyı aktarıyorum. Yazı bundan dört yıl önce yayımlanmış olmasına rağmen sanırım güncelliğini koruyor. Siz de öğrencilik yaşantınızda Tarih dersinden sıkılır mıydınız ve bunun nedeni nedir? Bu eksende tartışalım istiyorum. Yorumlarınızı bekliyorum.



Bu Masal Sıkmaya Başladı


Radikal2 - Mersin

03 Kasım 2003, Pazartesi

Muhammed MUNİS

Türkiye'de tarih dersi, lise öğrencilerinin en sıkıcı dersler listesinde hiçbir zaman birinciliği diğerlerine kaptırmadı.

Şu anda bu yazıyı okuyanların en az yüzde 80'inin de bana bu konuda katıldığını ve belki de kötü bir anıyı canlandırdığım için bana kızdıklarını zannediyorum. Peki sorun nedir ve tarih bunu hak ediyor mu?

Bu aslında Türk eğitim sisteminin bir başarısı değil mi? Zira insanlığın hiç kuşkusuz en önemli ortak mirası olan tarihi hem masallaştırıp hem de normal koşullarda masalları çok seven çocukların dahi ilgisini çekmeyecek denli sıkıcılaştırmak sizce de üstün bir beceri gerektirmez mi?

Tam bu noktada Türk eğitim sisteminin diğer bilimlere de aynı "özeni" gösterdiği gerçeği hatırlatılabilir; ancak eğer bu geri kalmışlıkla ilgili bir şeyse, tarih "masraflı" bir bilim değil; sadece biraz tolerans, mümkün olduğu kadar nesnellik ve kaçınılmaz olarak bilime saygı yeterli.

Sorun tabii ki tarihe bakışımız ve onlarca yıldır bağımsız çevrelerce eleştirilmesine rağmen aynı biçimiyle dimdik ayakta duran tarih ders kitaplarıyla ilgilidir.

Ece Ayhan'ın tam da bu müfredat sakatlığından bahseden o meşhur şiirindeki çocuklar, "orta ikiden devlet dersinde öldürülerek ayrılan" çocuklar, geleceği inşa etmeye koşuluyorlar; ölü çocukların inşa ettiği ölü bir gelecek!

Yeterince tedirgin edici değil mi? Yoksa siz de son birkaç yüzyıldır tüm Doğunun yakalandığı ve bir türlü kurtulamadığı hastalığa mı yakalandınız?

Batının iştah kabartan muazzam gelişmesini doğa bilimleri ya da bizdeki daha yaygın deyimiyle sayısal bilimlere bağlamak hastalığı. Oysa halen sayısallaşmayan beyinler bilirler ki, gelecek, toplumların kendileriyle ve çevreleriyle barışma süreçlerinin biricik anahtarı olan tarihtedir.

Değil mi ki, tarih geçmişten daha ziyade bugün ve gelecekle ilgilidir; eğer o klasik tanımındaki gibi tarih, ders alınan bilgeler bilgesi bir öğretmense onun yanlış anlaşılması ya da -bence- hiç de sıkıcı olmayan sesinin kimi milli-manevi filtrelerden geçirilerek tanınmaz hale getirilmesi doğal olarak bugün ve gelecek için yanlış dersler alınmasını doğurmayacak mı?

Tarih geleceğin aynasıdır ve geleceği olmayan ihtiyar babaların iyilik adına çocukların geleceğini karartmaya hakkı yoktur.

* Muhammed Munis: Mersin Üniversitesi yüksek lisans öğrencisi
poet (Kullanıcı)
Yeni Üye
Gönderiler: 4
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
 
Son Düzenleme: 03/10/2007 11:15 Düz. poet.
 
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.  
Cevapla