|
Bugün hürriyet gazetesinde okuduğum bir yazı dikkatimi çekti sizlerle paylaşmak istedim.Sizce de gerçekten Mersin insanı biraz asosyal midir yada keyiflerine düşkün?
Forum alışveriş merkezlerinin ikincisi, 1 ay kadar önce Mersinde açıldı. Daha önce açılan Forum Bornova, İzmirde büyük canlılık yaratmış, alışveriş merkezi ilgiden dolayı açılış kapanış saatlerini esnetmek zorunda kalmıştı.
Forumların en büyük özelliği mimarisi. Kapalı kutular yerine, gün ışığının içine girdiği, sokaklardan, meydanlardan oluşan kasabalar inşa ediyorlar. Ben de geçen bir ay içinde Mersinde neler
oldu diye merak ettim, bakmaya gittim. Forum Mersin, kentin orta yerinde, kocaman bir mahalle. İçinden ana cadde geçiyor, öyle söyleyeyim. Şehrin bildiğimiz anlamda ilk alışveriş merkezi. Daha önce açılan bir iki yer var ama alışveriş merkezinden çok katlı mağazaya benziyorlar. Bir ayda 1.5 milyon kişi ziyaret etmiş. Şehir içinde çalışan dolmuşlar, Forum Mersin hattı ve durağı koymuşlar. Kısacası, Mersinliler Forum virüsü kapmış.
Yeni bir şehre alışmak, kendinizi evde hissetmek için yapılacak en iyi şey alışverişe çıkmak. Ya en yakın markete (ama büyüklerinden olacak) ya da alışveriş merkezine gideceksiniz. Para harcamanız şart değil. Ortalarda dolaşın yeter. Global markalar ve mağaza dekorasyonları yüzünden her şey o kadar tek tip ki, bir alışveriş merkezinde insan kendini asla yabancı hissetmiyor.
Forum Mersine girince bana da aynı şey oldu. Sevdiğim, bildiğim, her zaman alışveriş yaptığım mağazaları görünce kendimi evde hissettim. Zaten Adanaya uçakla gitmişim, İstanbuldan ne kadar uzaklaştığımı tam olarak algılamamışım, üstüne bir de alışveriş merkezine gidince yabancılık filan kalmadı. Ertesi gün bir iki turunç ağacı görünce ve ılık, güneşli havada yürüyünce anladım başka bir iklimde olduğumu. Sağolsunlar Mersinliler de son derece güleryüzlü ve misafirperver. Dağ adamı Yeti bile olsanız, bünyede yabanilik filan bırakmıyorlar.
Forum alışveriş merkezlerini seviyorum ben. Mimarisi hoşuma gidiyor. Bir defa içine gün ışığı giriyor. Gerçek hava soluyorsunuz. Yöreyle uyumlu malzemeler kullanıyor, sokaklarına isim veriyorlar. Meydanlarına kafeler kuruluyor, insanlar açık havada oturmanın keyfini çıkarıyor.
Keşke İstanbulda da olsa, ama bu format her iklim için uygun değil elbette. Fakat İzmir ve Mersin için biçilmiş kaftan. Forum Bornova, tamamen açık bir alışveriş merkeziydi. Forum Mersin ise yarı açık. Daha doğrusu iki bölümden oluşuyor. Bir kısmı tipik Forum mimarisi, ikinci bölüm ise klasik anlamda bir AVM. Kapalı, ama yine de çatısını cam yapmışlar, içine ışık giriyor. Alışveriş merkezinin ortasından Mersinin ana caddelerinden biri geçtiği için, iki bölüm birbirine Akdeniz Köprüsü ile bağlanıyor. Forum Mersin, Mersinin bir zamanlar sahip olduğu, göç nedeniyle yitirdiği Akdenizli havasını geri getirmiş sanki.
İzmirin aksine Mersinde kapalı bir bölüm inşa edilmesinin sebebi hava koşulları. Ama kışı değil, yazı düşünerek yapmışlar. Çünkü yazın Mersinde, hele de öğle saatlerinde açık havada dolaşmak mümkün değil. Asfalt bile eriyor. İnsanlar klimalı ortamları tercih ediyor.
YENİ MARKALARLA ARALARI NASIL
Eskiden Mersinliler alışveriş yapmaya Adanaya gidermiş, marka zengiliğine bakılırsa bundan sonra Adanalılar alışveriş için Mersine gelecek. Adanalılar dedim ama, hedefleri Gaziantep hatta Suriyeden müşteri getirmek. Hedef zor görünmüyor, İstanbuldan sonra ikinci, üçüncü mağazasını Mersine açan ünlü markalar var. Ürün dağılımı da gayet iyi.
Mersinlilerin gelişi karşısında büyük coşkuya kapıldığı iki marka var: Zara ve Media Markt. Media Markt açıldığı gün burada da izdiham yaşanmış. Üstelik İstanbuldaki gibi bir açılış indirimi yapmadıkları halde. Zara ise şehirde olmayıp da en iyi bilinen marka.
Listenin bu kadar kısa olmasını, yeni gelen diğer markaların burada yeterince tanınmıyor olmasına bağlıyorum. Çünkü en az Zara kadar coşku yaratacak başka markalar da var listede.
Bir de alışveriş merkezindeki fiziki bölünme, müşterilerin kafasında da bölünmeye neden olmuş. Kapalı bölümün daha halk işi, açık bölümün "sosyetik" olduğunu düşünüyorlar. Evet, marka dağılımı bakımından biraz fark ama, o kadar da değil. Örneğin açık bölümde yer alan Bershka ve Stradivarius, İstanbulda en çok öğrencilerin tercih ettiği markalardır, çünkü hem genç giyim satar hem de ucuzdur. Fakat Mersinliler, alışveriş merkezini henüz müze modelinde gezdiklerinden açık bölümde de ucuz markalar olduğunu fark edememişler. Koridorlar kalabalık ama mağazaların içi boş.
EKABİR ALIŞVERİŞÇİLER
Mersinliler keyiflerine düşkün insanlar. Hayatları da daha çok evde geçiyor. Bunun bir nedeni, şehirde sosyal hayatın pek canlı olmaması da olabilir. Şahane bir kordonları var, boş. Ben gittiğimde hava soğuk diye sokağa çıkmıyorlardı, bense güzel havayı buldum diye seviniyordum.
Hafta sonları güne geç başlıyorlar. Ben hayatımda ilk defa bir cumartesi günü, öğlen 13.00te, kasası boş bir Zara mağazası gördüm mesela. Mağazada toplasanız 5 kişi vardı, kasada ise bir tek ben. Alışveriş merkezi 14.00ten sonra dolmaya başladı.
KAFE KÜLTÜRÜ FORUM İLE GELDİ
Kadınlar alışveriş merkezinde açılan kafelerden çok memnun. Hafta sonları zaten kalabalık, ama hafta arası kadınlar çay içmek için Kitchenette, Cafe Crown, Gloria Jeans gibi mekanlarda buluşmaya başlamış.
Alıntı:Hürriyet gazetesi Banu Tuna
|