Fıkralar (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
|
BAŞLIK: Fıkralar
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
arkdaşlar herkes en sevidigi ve aklında olan fıkrayı yazsın ltf!!!
**Başkan Bush'un yeni talimatı:
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi....."
|
|
MR_Mersin (Kullanıcı)
Profesör
Gönderiler: 818
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
iki travesti yolda giderken araba çarpıyor biri sürünerek diğer arkadaşının yanına gidiyor ve sesleniyor sibel,sibel,sibel,..... ses çıkmıyor sibelden ve tekrar çağırıyor, sibel,sibell,yine çıt yok ,, ve ağlamaya başlıyor ibraamm abeeyy,ibraam abeey.........
|
|
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
Adam, karısının kedisinden nefret etmektedir. Kadın evde yokken kediyi arabaya attığı gibi uzak bir mahalleye bırakır.. Eve geri gelir bir bakar ki, bizimki kanepenin üzerinde mışıl mışıl uyuyor. Ertesi hafta daha uzağa bırakır.. Geri gelir bizimki gene kanepenin üzerinde Bir hafta sonra daha da uzağa bırakır, geri gelir, kedi gene evde!.. En sonunda alır hayvanı gider, gider, gider... Akşam evin telefonu çalar. Karısı telefonu açar. Karşısında kocası, sert ve kesin bir sesle: -"Alo Necla, kedi evde mi?" "Evdeyse" "Versene şu Pezevengi," bana yolu bi' tarif etsin..."
|
|
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
melankolik yazan: iki travesti yolda giderken araba çarpıyor biri sürünerek diğer arkadaşının yanına gidiyor ve sesleniyor sibel,sibel,sibel,..... ses çıkmıyor sibelden ve tekrar çağırıyor, sibel,sibell,yine çıt yok ,, ve ağlamaya başlıyor ibraamm abeeyy,ibraam abeey.........
supermiş emegine saglık
|
|
MR_Mersin (Kullanıcı)
Profesör
Gönderiler: 818
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
Hükümet, Erzurum'a bir yazi göndermis: Kisin soguk geçecegi anlasilmaktadir.. Kullandiginiz yakitin cinsini, kod numarasini ve stok durumunu acele bildiriniz. Erzurumlu bir köy muhtarida hemen Ankara'ya cevap yazmis: Yakitimiz pohtir... Kod numarasi yohtir...>> > Stokumuz ise>> > >> > çohtir
Eksik Namaz
Memleketin birinde 3 kere camiye gitmeyeni idam ediyorlarmış . Usulen idam edilmeden önce 3 dileğini yerine getiriyorlarmış . Adamın teki 3 kere gitmemiş ve tabii yakalanmış İdam edilmeden öncesormuşlar: -İlk dileğin ne? - Vezirin karısıyla beraber olmak istiyorum Vezir "olmaz" dese de kral "mecbur" demiş ve adam vezirin Karısıyla beraber olmuş. Adam ikinci dileği olarak kralın karısıyla beraber olmayı seçmiç. Bu sefer kral "hayır" dese de herkes itiraz edince mecbur kalmış. - Son dileğin ne? Adam, bir vezire, bir krala bakmaya başlamış. Aradan 5 dakika geçtikten sonra vezir bakmış namus elden gidecek : - Ben bunu sanki camide gördüm gibi geldi , diyince kral da Ne gibisi lan ! Yanımda kılıyordu
"üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. içlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman oldugunu sormuş. - bir saat on beş dakika... arkadaşlarına dönmüş: - daha çok var, hadi gidip su karşıki kafede çay içelim... oradan buradan derken laf lafı açmış... birden tren düdüğüyle kendilerine gelmişler. koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile... tren kaçmış.. sormuşlar: - sonraki tren ne zaman? - bir buçuk saat sonra... yine dönmüşler kafeye. yine çay, yine laf ve derken yine düdük sesi... koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. bir saat sonra bir tren daha varmış. dönmüşler kafeye... ama bu kez uyanık duruyorlar.
trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar. içlerinden ikisi; biri bir vagona, diğeri başka vagona zar zor yetişmiş... üçüncü ise geride kalmış ve yetişememiş... bir süre dövündükten sonra baslamış katıla katıla gülmeye. durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş: - hem treni kaçırdın hem gülüyorsun! - nasıl gülmeyeyim!... onlar beni uğurlamaya gelmişti..."
|
|
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
"üç arkadaş tren istasyonuna gitmişler. içlerinden biri gişeye yaklaşıp bilet almış ve trenin kalkmasına ne kadar zaman oldugunu sormuş. - bir saat on beş dakika... arkadaşlarına dönmüş: - daha çok var, hadi gidip su karşıki kafede çay içelim... oradan buradan derken laf lafı açmış... birden tren düdüğüyle kendilerine gelmişler. koşarak dışarı fırlamışlar ama, nafile... tren kaçmış.. sormuşlar: - sonraki tren ne zaman? - bir buçuk saat sonra... yine dönmüşler kafeye. yine çay, yine laf ve derken yine düdük sesi... koşmuşlar ama bu defa da treni kaçırmışlar. bir saat sonra bir tren daha varmış. dönmüşler kafeye... ama bu kez uyanık duruyorlar.
trenin sesini duyar duymaz kalkmışlar ve koşmaya başlamışlar. içlerinden ikisi; biri bir vagona, diğeri başka vagona zar zor yetişmiş... üçüncü ise geride kalmış ve yetişememiş... bir süre dövündükten sonra baslamış katıla katıla gülmeye. durumu gören istasyon memuru dayanamayıp sormuş: - hem treni kaçırdın hem gülüyorsun! - nasıl gülmeyeyim!... onlar beni uğurlamaya gelmişti..."
buda cok guzelmiş elerine saglık
|
|
MR_Mersin (Kullanıcı)
Profesör
Gönderiler: 818
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
Kırmızı bisiklet Afacan çocuğun doğum günüdür ve annesinden bir kırmızı bisiklet ister. Annesi de ona bisikleti hak etmediğini ve hazreti İsa'ya günahlarını itiraf ettiği bir mektup yaz masını söyler. Çocuk odasına gider ve başlar yazmaya... 'Mukaddes isa hazretleri, hep yalan söylediğim için affedin. Söz veriyorum bir daha olmayacak. Bugün benim doğum günüm ve sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum'. Çocuk yazmayı bırakır ve sonra mektubu yırtar atar. Çünkü günahları o kadarcık değildir. ikinci mektubu yazmaya karar verir.'Mukaddes İsa hep yalan söylediğim ve annemi dinlemediğim için beni affedin. Bu bir daha olmayacak. Söz veriyorum. Bu gün benim doğum günüm. Sizden bir kırmızı bisiklet istiyorum.' Ve bu mektubu da yırtar, çünkü bunlarda işlediği bütün günahlar değildir. Ve başlar üçüncü mektuba. Yine olmaz ve afacan çocuk başka bir yol denemek için annesinden izin alır ve kiliseye gider. Bunu gören annesi çok sevinir ve yaramaz oğlunun akıllandığını sanar. Küçük çocuk kilisede küçük Meryem Ana heykelinin yanına gider ve sağa sola baktıktan sonra onu çantasına koyar ve eve götürür. Evde yine odasına çıkar ve İsa'ya son mektubunu yazar, 'Bana kırmızı bisikleti al. Anan elimde rehin.'
|
|
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
imam ve tanrı....:) önce
|
|
|
Bir köyün camisinde, imam cemaate vaaz vermektedir.Ansızın içeri dalan bir köylü, köyü sel basmakta olduğunu haber verir. Bütün cemaat hemen kendilerini dışarı atıp kaçar. Sadece imam, bütün ısrarlara rağmen köyü terketmeyi reddeder ve Tanrı'nın kendisini koruyacağını söyleyerek camide kalır. Kısa bir süre sonra sular camiye ulaşır, imam çaresiz minareye çıkar. Sular minarenin ilk katına yükselirken bir tekne imamı kurtarmaya gelir. Ancak dini bütün imam, Tanrı'nın kendisini koruyacağını söyleyerek tekneye binmez. Sular yükselir. İmam ikinci kata çıkmak zorunda kalır. Bir tekne daha gelir, ancak imam yine Tanrı'nın kendisini koruyacağına inancının tam olduğunu söyleyerek tekneye binmez. Sular iyice yükselir.İmam artık minarenin en tepesindedir. Bir helikopter yaklaşır. İçindekiler, durumun kötü olduğunu anlatarak , imama helikoptere gelmesi konusunda ısrar ederler.İmam helikoptere binmeyi de reddeder.Bir süre sonra sular iyice yükselir ve imam boğularak ölür. Kendisini ahiretin kapısında melekler karşılar. Melek: 'Hoşgeldiniz, buyrun...' İmam: 'Cennete girmek istediğimden emin değilim..'. Melek: 'Neden?..' İmam: 'Tanrı'ya biraz kırgınım....' Melek: 'Ne oldu ki?..' İmam: 'Ben hayatımı ibadet ederek geçirdim, insanlara hep iyilik yaptım, günahtan uzak durdum. Yaşadığım köyü sel bastı, herkes kaçtı ama Tanrı'nın beni kurtaracağına inandığımdan ben kaldım. Görüyorsunuz ki şimdi burdayım....' Tam bu sırada yukarıdan Tanrı'nın sesi duyulur. 'Salağa, iki tekne, bir helikopter gönderdik.. Kurtarmak icin daha ne yapacaktik? Böylesine geri zekâlının benim katımda da yeri yoktur..'
Yukardaki fıkrayı benim milletime uyarlamaya kalkacak olursak. Muhtemelen Tanrı o gün geldiğinde bu ülke insanlarına şöyle seslenecektir; 'Ben bu ulusa örnek alsınlar ve onu izlesinler diye Mustafa Kemal'i gönderdim. Müsibetlerden kurtuluş yolunu, onun eliyle bunlara göstermeye çalıştım. Ama onlar halâ benden medet umuyorlar... Eh ben daha ne yapayim? Her kurtulus icin bir Mustafa Kemal gönderemeyecegime gore her biri bir Mustafa Kemal olmayi ogrenmeliler...' Ne dersiniz o gün bu gün mü acaba?
|
|
@mr@ (Yetkili)
Author
Yetkili
Gönderiler: 401
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
udrn yazan: HİTLER>> Hitler üç esir yakalamis, Ingiliz, Fransiz ve bir Yahudi.>> - 'Size soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim' demis.>> Ingiliz'e sormus>> - 'Titanik kaç yilinda batti?'>> Ingiliz hemen cevap vermis>> - '1912' diye.>> Hitler göndermis Ilgiliz'i. Fransiz'a sormus bu kez:>> - 'Titanik'te kaç kisi öldü?'>> Fransiz cevap vermis>> - '1050'.>> - 'Tamam, sen de gidebilirsin' diye özgür birakmis.>> Ve Yahudi'ye dönmüs;>> - 'Say lan isimlerini!'
udrn yazan: Çok güzel kızıl saclı bir bayan doktorun muayenehanesine girer ve her yerinin çok ağrıdığını söyler. - Doktor,'İmkansız insanın her yeri ağrımaz, lütfen ağrıyan yerlerinizi gösterin bana'.
Kızıl saçlı bayan işaret parmağını uzatır sol göğsüne bastırır ve çığlık atar, sonra dirseğine bastırır bu sefer daha fazla acıyla bağırır. Dizine bastırır ve çığlık atar, ayak bileğine bastırır aynı şekilde. Neresine dokunsa çığlık atmaktadır. - Doktor, 'Gerçek kızıl değilsiniz değil mi?' - Bayan 'Evet, kızıl değilim, aslında sarışınım' - Doktor 'Tahmin etmiştim zaten, sadece işaret parmağınız kırık'
|
|
ShangriV (Yetkili)
Author
Yetkili
Gönderiler: 273
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
merih33 yazan: Temel ABD'ye gitmis ve bir adamla tanismis. Adamin meslegi ise mantikçilikmis.Temel sormus:
-"Ya abi nedir bu mantik?".Adam da anlatmak için sorularina baslamis.
A: Senin akvaryumun var mi?
T: Vaar.
A: O zaman sen hayvanlardan hoslaniyorsun.
T: Eveet
A: Sen hayvanlardan hoslandigina göre insanlardan da hoslanirsin
T: Dogru.
A: Insanlardan hoslandigina göre kadinlardan da hoslanirsin
T: Haklisin.
A: Demek ki sen i.ne degilsin. Bak iste buna mantik derler.
Temel mantigi ögrendi ya köye gidince soruyorlar:
Köylü: Yav ne ögrendin ABD'de?
T: Mantik.
Köylü: Hadi yaa. O ne ki?
T: Dur anlatayim.Akvaryumunuz var mi?
Köylü: Yook.
T: O zaman hepiniz i.nesiniz.
|
|
ShangriV (Yetkili)
Author
Yetkili
Gönderiler: 273
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
Fıkralar önce
|
|
|
Beyaz Ayı
8-9 yaşlarında bir çocuk var, bu çocuğun en sevdiği şey yatak odasındaki dolaba girip oyuncak beyaz ayısı ile oynamak.
Yalnız bu duruma annesi çok kızıyormuş çünkü kocası yokken sevgilisini eve getiriyormuş.
Yine bir gün annesi sevgilisi ile dışarıda iş üzerindeyken çocuk dolapta beyaz ayısı ile oynuyormuş... Bu sırada kadının kocası gelmiş kapı çalınmış, kadın panik ile adamı dolaba sokmuş.. Bu sefer kocasıyla dışarda sevişmeye başlamışlar. Bu sırada içerde çocuk ve adam karşı karşıya oturuyorlar.. bi süre sonra; - Amca - Efendim - Benim bi beyaz ayım var.. - Eee - Sen onu alıcaksın - Cocuğum ben koca adamım ne yapayım ayıyı - Yok yok alıcaksın.. - Almicam ulan - Alıcaksın, yoksa çıkar babama söylerim - Peki peki sus... ne kadar - 50'' - Hadi lan.. ben 50 dolar vermem ona - Peki bende çıkar babama söylerim... - Peki peki... al şunu.. aradan bi süre geçmiş; - Amca - Ne var - Ayımı geri ver''.. - Hadi lan ben ona 50 dolar saydım.. - Vericeksin, yoksa çıkar babama söylerim.. - Peki lan velet al şunu sus.. biraz sonra; - Amca - Ne var - Benim beyaz ayı varya... - Eee - Sen onu geri alıcaksın 100 dolara - Hmmppf'' Bu böyle sabaha kadar devam etmiş.. çocuk adamın cebindeki tüm parayı almış. Ertesi gün gitmiş... Paralarla kendisine bir bisiklet almış.. Eve dönmüş annesi bisikleti görmüş; - Bunu nerden buldun? demiş. O da; - yerde para buldum onunla aldım. demiş.. Annesi; - Olmaz çocuğum sen günah işlemişsin, git bisikleti geri ver, parayı geri al''.. Sonra o parayı kiliseye bağışla.. Gitmişkende parayı nasıl bulduğunu anlat ve günah çıkar demiş... Çocuk istemeye istemeye gitmiş, bisikleti geri vermiş, parayı almış.. Sonra parayı kiliseye bağışlamış ve günah çıkarma odasına girmiş... Rahip kabinin diğer tarafından seslenmiş; - Buyur çocuğum - Rahip amca benim bi beyaz ayım var Rahipten gelen cevap; - S..tirrrrr gitt laaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan..!!
|
|
fowlerpol (Kullanıcı)
Profesör
Gönderiler: 952
|
|
|
|
|
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
|
|
|
|
|