Hoşgeldiniz, Ziyaretçi
Lütfen Giriş ya da Kayıt.    Kayıp Parola?
Herşey Senin Gibi Kokuyor.... (1 inceleyen) (1) Ziyaretçi
BAŞLIK: Herşey Senin Gibi Kokuyor....
#65116
Herşey Senin Gibi Kokuyor.... önce  
Seni bulmuştum.. hayatta yitirdiklerim, ertelediklerim, unuttuklarım, özlemlerim, umutlarım hepsi sendeydi.. seni bulmuştum, sanki yıllar önce tanışmış gibiydik. çok tanıdık bir ses, çok tanıdık bir koku, çok tanıdık bir yüz vardı karşımda..

sanki sana dokunsam kazandığım tüm fırsatları kaybedecek o büyü bozulacaktı.. sanki gözlerine baksam içinde kaybolacak gibi duruyordum yanında, bir gözün bu kadar güzel olduğunu, bu kadar güzel koktuğunu o gün anlamıştım.. gözlerinin deryasında küçük bir sandala kurulmuş salına salına yol alıyordum.. en keyif verici yolculuktu..

"konuşurken yüzüme baksana" diyordun, yüzümün kızardığını bile bile.. yüzünde hafif bir gülümseme oluşurdu ardından.. tut ellerimi , sokul yanıma.. isteklerin ilahi bir emir gibi de olsa asla bakamazdım gözlerine, yüreğim dayanmazdı buna, zaten kaldıramazdı.. ki yüreğim bir çocuk yüreği.. Güzelliğine, çekiciliğine bedenine gençliğine rakip olacak hiçbir yanım yoktu ki benim.. ne senin gibi gözlerim vardı, ne seninkilere benzeyen ellerim, ne yüzüm..

hatırlar mısın bi kere denemeye çalışmıştım.. yani o gürül gürül yağan yağmurdan kaçmak için bir kenar mahalle saçağında bekliyorduk.. ağzımızdan dumanlar çıkıyordu hatırlasana.. tüm nefesimi tutup sana bakmıştım, gözlerinde unutmuştum kendimi.. yağmurun sesi saçlarında yankılanıyordu.. yağmur damlaları yolu ezberlemiş nazlana nazlana gamzelerinde iniyordu.. nefessiz kalmıştım, yüzüm kızarmıştı yüzünden.. hatırlarken hala gülüyorum halime.. gülerken de hala kızarır yüzüm..

Üzerimde iğreti duran yalnızlığım vardı ve mavi bir tişört.. Kitabım "odam aşk mezarlığı" yeni çıkmıştı.. heyecanlıydım.. içinde birçok aşk şiiri olduğunu söylüyordu okuyanlar, haberdar olanlar.. oysa ben hiç aşk şiiri yazmamıştım, özlemlerimi, yitirdiklerimi, umutlarımı yazmıştım, seni tanımadan seni yazmaya çalışmıştım.. bir türlü nokta koyamıyordum yazarken.. tatmin etmiyordu yazdıklarım.. yırtıyor yeniden deniyordum.. bir türlü başaramadım bir aşk şiiri yazabilmeyi..

heybemde binlerce kelime olmasına rağmen içlerinde seni anlatan hiçbir cümleye rastlayamıyordum.. sonra kızıyor "beceriksiz bir adamın tekisin işte" diye bağırıyordum kendime.. aslında gözlerin anlatıyordu seni.. ben ise karşımdaki seni güneşe aya yıldıza benzeterek kağıda dökmeye çalışıyordum.. çok ahmakçaydı, şimdi kabul ediyorum.. belki sana şiir yazamadım ama şimdi hangi şiirimi okusam sen oluyorsun karşımda....

konuşamadıklarımı, anlatamadıklarımı yazarak denemek istiyorum şimdi.. konuşmakta beceriksiz olduğumu kabul ediyorum.. en havalı, en benim diyen kelimeleri bile dize getiririm.. ama konuşamam.. konuşabilseydim yazmazdım..

sen ise yazılarımı okuma yerine inadına benle konuşmayı tercih ediyordun.. acemice çırpınışlarımı izlemekten ne keyif alıyordun, ne anlam çıkarıyordun bilmiyorum.. ama yüzündeki o yasadışı gülümseyiş için ellerimi ve gözlerimi sana adamaya hazırdım..

Seninle yitirdiğim ertelediğim unuttuğum benliğimi yeniden keşfediyordum sanki.. seni düşününce ısınıyor yüreğimin en haylaz yerleri.. ve ellerim.. en laf anlamaz en sabırsız organlarım bile seninle dize geliyor.. kaldı ki yüreğim hep başkaldırır, kafa tutar her defasında herkese.. şiirler yazıyordum, yazılar yazıyordum durmadan, giriş gelişme ve sonuçtan ibaret olan ama baştan sona sen kokan yazılar yazıyordum..

senin o tanıdık kokun dolaşıyor odamda, yüzümde, tenimde.. sadece şiir değil, dinlediğim tüm melodiler, okuduğum her yazı, baktığım her çiçek biraz sen oluyor, biraz sen kokuyor, sen doluyorsun
bahtıma..

şimdi tüm yazılarım sen kokuyor
aristokrat (Kullanıcı)
Doçent
Gönderiler: 472
graphgraph
Şu An Sitede Değil Kullanıcı bilgilerini görmek için tıklayın
 
Forumlara katılabilmeniz için üye olmanız gerekmektedir.  
Cevapla