|
Duygusuz yada hissiz değil kalemimden süzülen her sözcük, aynı zaman da yaşiyorum bunları ve yaşadıklarımı paylaşiyorum ben. Fakat anlarsınız ki yaşamakta yetmiyor paylaşilmadıkça, paylaşarak çogaliyor ve bunları yaşayan sadece ben değilmişim dedirtiyor insana. İşte o an umursamaz olamıyor insan gördüğü, dokunduğu ve hissettiği her şeye.. Ben de umursamaz olamadım, olamadım da bu yaşanılanlara anlam vermekse harcanan çabalar; neden bir anlam kazandırmakta zorlanıyoruz ve bu yolda yıpratılıp eskiyoruz. Her şey öyle çok öyle diz boyu ki buralar da, ürkmemek elde değil; yalnızlık çok, kalabalık çok, ihanet çok, sevgi çok, aşk çok, şekli her neyse hepsi çok fakat; umut yok denecek kadar az ve hatta yok.. ''Ben hiç kimseye; yüreğime yokluk yükleyip gitmedim.'' diyor, huzuru yüklenip gelişini anımsıyorum yorgun ve yaşlı zamanın, ne kadarda mutlu olmuştum o en isteksiz olduğum an da, hırçınlığımı bastırıp sindirmişti zaman. Neleri yada kimleri özlüyordu ruhum, yalnızlığın sayısız basamaklara dönüşen merdivenin başinda. Görmek istediklerimiz var, görmeye kıyamadıklarımız ve hata hiç görmek istemediklerimiz var. ''Kendinden sıyrılıp uzaklaşsan dingin sularda yaşasan, daha mı iyi? Yada dalgalarla boğuşsan'' .. Bir boşluk bulduğunda, yaşamın her ne evresi olursa olsun onu yüreğindeki sevgiyle doldur, çünkü insanoğlunun en büyük zaafı, açlığı inan ki budur.. Ruhuna yerleşen neyse ona yakından bak önce sev ve inan, inancın önce kendine olsun. Çogaltamayacagini yaşayıp ruhunu bencil kılma.. Bencillik gerçek insana hiç yakışmaz. Masmavi bir çizgi çiz;önünde öylece dursun,o dururken sen ona öyle dikkatli bak ki; ruhunu alıp gönlün nereyi arzu ederse seni oralara götürsün. Sonra; geri gelmeyi unutma sakın, olduğun bulunduğun andır seni kocaman bir gerçek yapan. Varolduğun sürece yaşarsın ve yaşadığın sürece varsın..
|