|
Baba.
Yine zifiri karanlıklara bulandığım için başvuruyorum sana. Biraz direnç ver nolur bana. Ellerimden tutarak, aydınlıklara çıkarsana. Voltajları düşük ampullerle de olsa, ışık tut bağrıma. Bari, çok özlediğin geçmişinden bazı hatıralarını anlatsana&
Sevgili Oğlum.
-O zamanlar, Sivas Muallim Mektebindeydim. Cumhuriyetimizin 10uncu yılının kutlama törenleri vardı. Bizleri toplayıp, Ankaraya götürdüler. İzciydik. Caddelere dizildik. Sanki bütün Türkiye, Başkente akın etmişti. Bandolar çalıyor, mahşeri kalabalık hep bir ağızdan haykırıyordu:
Hoş gelişler ola
Mustafa Kemal Paşa
Askerin, Milletin,
Bayrağınla çok yaşa&
Birdenbire, önümüzde gördük Atatürkü. Omuzlarımızı tek tek okşadı ve ansızın gürledi:
-Nasılsınız bugünün izcileri yarının muallimleri?
Bizler de, topluca kükredik:
-İyiyiz ulu önderimiz, izindeyiz. Ellerinden öperiz.
Yüzlerimize, yeniden gülümseyerek baktı. Şapkasını sallayarak, yürüyüp gitti. Arkasında İsmet İnönü va zabitler vardı.
Büyülenmiştik
Dönüş yolculuğundan önce, bize bulgur pilavıyla etli kuru fasulye yedirdiler. Muhallebi de verdiler. Otobüste koynumuzdaki bayraklarımızla huzurla uyuduk.
Oğlum.
-Senin de, bir zamanlar sıralarında oturduğun Mardinin Sakarya İlkokuluundaki sınıfında ders veriyordum. Erkek çocuklarımın başları üç numara traşlı, kızlarımın saçlarında ise, çaputtan yapılmış olsalar bile rengarenk kordelalar vardı. Çünkü, henüz görmemiş ve tanımamışlardı kırmızı, beyaz, mavi, sarı saten kordelaları.
Ansızın kapı açıldı ve karşımda devrin efsaneleşmiş Maarif Vekili Hasan Ali Yücel belirdi. Heyecan dan, dilim tutulmuştu. Elimi sıktıktan sonra arka sıralara doğru ilerledi. Talebelerime, bazı sualler sordu, cevaplarını dinledi..
Geriye dönerken,mahiyetindeki zevattan birinin elinden çantasını aldı. Açtı ve onlara avuç avuç karamela dağıttı. Yazı tahtasının önüne geldi. Gür kaşlarının örttüğü kara gözleri, ışıl ışıldı. Çakmak çakmaktı.
Şunları söyledi:
-Mualliminizi iyi dinleyiniz. Atatürkü iyi öğreniniz ve derinden inanarak seviniz. Sizlerden başka bir şey istemiyorum...
Eşsiz, Mustafa Kemalin esas adı ne biliyormusunuz? Şanlı Cumhuriyetimizin muallimlerinden olan babam, ölmeden önce kulaklarıma fısıldamıştı.
Bende bu kutsal emaneti sizlere aktarıyorum.
ÖZGÜRLÜĞÜN MAVİ GÖZLERİ
|